ABD ile Venezuela arasında tanker krizi
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela açıklarında bir petrol tankerine “iyi bir gerekçeyle” el konulduğunu açıklamasının ardından Caracas yönetimi, olayı “uluslararası korsanlık” olarak nitelendirerek uluslararası mercilere taşıyacağını duyurdu. Gerilim hızla tırmanıyor.

ABD’nin Karayip Denizi’nde Venezuela’ya ait bir petrol tankerine el koyduğunu açıklaması, Washington–Caracas hattındaki tansiyonu yeniden yükseltti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın operasyonun gerekçesine dair detay vermekten kaçınarak tanker bizde kalacak mesajı vermesi dikkat çekerken, Venezuela hükümeti bu hamleyi açık bir hırsızlık olarak tanımlayarak uluslararası hukuki süreci başlatacağını açıkladı. Taraflardan gelen sert açıklamalar iki ülke arasındaki krizin derinleştiğine işaret ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela açıklarında el konulan petrol tankerine ilişkin konuşarak, operasyonun çok iyi bir gerekçeye dayandığını ve tankerin ABD’nin elinde tutulacağını söyledi.

Beyaz Saray’da iş insanlarıyla yaptığı toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, “Olayla ilgili fotoğraflar yakında açıklanır. Detayları ilgili kişilerle konuşursunuz. Çok iyi bir gerekçeyle buna el konuldu” ifadelerini kullandı. Trump, tankerin kime ait olduğu ve operasyonun ayrıntıları konusunda ise bilgiyi paylaşmaktan kaçındı.
Trump, gün içinde yaptığı başka bir açıklamada “Venezuela açıklarında el koyduğumuz tanker çok büyük bir tanker, şimdiye kadar el koyduklarımızın en büyüğü.” sözleriyle olayın kapsamını vurgulamış; ayrıca daha önce Venezuela üzerindeki ekonomik baskıyı artıracaklarını duyurmuştu.

Venezuela hükümeti ise ABD’nin petrol tankerine el koymasını sert bir dille eleştirdi. Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada Washington yönetiminin eylemi açık bir hırsızlık ve uluslararası korsanlık olarak nitelendirildi. Açıklamada, “Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti, Karayip Denizi’nde bir petrol tankerine el konulduğunun bizzat ABD Başkanı tarafından duyurulmasıyla ortaya çıkan bu olayı güçlü şekilde kınamakta ve tüm ilgili uluslararası mercilere taşıyacağını bildirmektedir.” ifadeleri yer aldı.
Bakanlık, olayın ABD’nin uzun süredir sürdürdüğü Venezuela karşıtı politikanın yeni bir adımı olduğunu savunarak, Trump’ın 2024 seçim kampanyasında yaptığı açıklamaları hatırlattı. “Başkan Trump, seçim sürecinde de Venezuela petrolüne hiçbir bedel ödemeden el koymayı istediğini açıkça ifade etmişti. Dolayısıyla bu eylem, ülkemize karşı yürütülen saldırının esas nedenini ortaya koymaktadır.” değerlendirmesi yapıldı.

Açıklamada, Washington’un Venezuela’ya yönelik baskısının demokrasi, insan hakları veya göç gibi gerekçelerle ilgisi olmadığı öne sürülerek, “Gerçek amaç ülkemizin petrolü ve doğal zenginlikleridir.” denildi. Caracas yönetimi, Venezuela halkının kaynaklarının gasp edilmesine izin verilmeyeceğini vurguladı ve uluslararası toplumu ABD’nin eylemine karşı çıkmaya çağırdı.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro da başkent Caracas’ta bir tören sırasında yaptığı konuşmada ABD’ye sert sözlerle yüklendi. Maduro, halkı ülkenin savunması için güçlü ve kararlı olmaya davet ederek, “Gerekirse Kuzey Amerika imparatorluğunun dişlerini kırmaya hazır olmalıyız.” dedi. ABD’nin Karayipler’de artan askeri varlığının dünya genelinde tepki çektiğini dile getiren Maduro, “Yeter artık bu bitmeyen savaşlar, emperyal saldırılar.” ifadelerini kullandı.
ABD’nin el koyduğu petrol tankerinin Venezuela’dan Çin’e petrol taşıyan gemiler arasında olduğu belirtiliyor. Washington yönetimi son yıllarda Venezuela’ya yönelik yaptırımları artırırken, ticaret ve enerji ihracatı üzerindeki baskı da yoğunlaşmış durumda. Tanker operasyonu, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Yükleniyor...















