ABD Hava Kuvvetleri, F-15E savaş uçağını APKWS II ile test etti
F-15E Strike Eagle, APKWS II roketleriyle donatılarak İHA'lara karşı daha maliyet etkin ve yüksek kapasiteli bir çözüm sunuyor

ABD Hava Kuvvetleri, F-15E Strike Eagle savaş uçağının silah kapasitesini önemli ölçüde artıran yeni bir silah konfigürasyonunu test etti.
22 Mayıs 2025 tarihinde The Merge platformu tarafından paylaşılan görsellerde, F-15E’nin kanat altlarında toplam 42 adet APKWS II (Advanced Precision Kill Weapon System II) güdümlü roket taşıdığı görülüyor. Bu yapılandırma, uçağın geleneksel altı adet havadan havaya füze taşıma kapasitesine kıyasla, insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzelerine karşı yedi kat daha fazla angajman imkânı sunuyor.

Yeni test edilen bu İleri Hassas Vuruş Silah Sistemi II yapılandırması, yüksek maliyetli hava-hava füzelerinin yetersiz veya operasyonel anlamda sınırlı kaldığı senaryolara çözüm sunmak amacıyla geliştirildi.
Tek bir hava-hava füzesinin yüz binlerce dolara mal olduğu göz önüne alındığında, APKWS II gibi daha uygun maliyetli ve hafif sistemlerin entegrasyonu, çoklu hedef angajmanlarında önemli bir avantaj sağlıyor.
APKWS II: Düşük maliyetli, yüksek hassasiyetli çözüm
APKWS II, 2000’li yılların başında geliştirilmeye başlandı ve standart 70 mm Hydra roketlerini yarı aktif lazer güdümlü mühimmatlara dönüştürmeyi hedefledi. BAE Systems liderliğindeki programda Northrop Grumman ve General Dynamics de yer aldı.

Roket, Hydra 70’in motor, harp başlığı ve tapalarını korurken, WGU-59/B orta gövde güdüm ünitesi sayesinde hedefe yönlendirme kabiliyeti kazandı. Bu ünitede yer alan dört kanada gömülü DASALS (Distributed Aperture Semi-Active Laser Seeker) optikleri, fırlatmadan yarım saniye sonra açılarak roketi lazerle işaretlenmiş hedefe yönlendiriyor.
APKWS II, geleneksel lazer güdümlü mühimmatlara göre üçte bir maliyet ve ağırlığa sahip. Bu özelliğiyle hem ikincil zarar riskini azaltıyor hem de mühimmat yükleme süresini yarıya indiriyor.

İlk testleri 2002 yılında başlayan sistem, bazı aksaklıkların ardından 2005’te yeniden yapılandırılarak APKWS II adını aldı ve 2012’de seri üretime geçti. Bugüne dek 50 binden fazla üretildi; birim maliyeti yaklaşık 22.000 dolar.
Gelişim süreci: Yazılım güncellemesi ve çift modlu arayıcı
APKWS II, 2021’de yapılan bir yazılım güncellemesi ile menzilini ve angajman açılarını artırarak yaklaşık %30 daha fazla uzaktan angajman imkânı kazandı.
Aynı yıl, yakın tapalı bir APKWS II roketi, ikinci sınıf bir İHA’yı başarıyla vurarak sistemin karşı-İHA görevleri için uygunluğunu doğruladı. Bu başarı, hava-hava görevlerine yönelik FALCO (Fixed Wing, Air-Launched, Counter-UAS Ordnance) yükseltmesinin temelini oluşturdu.

Nisan 2025’te ise BAE Systems, roketin burun kısmına pasif kızılötesi arayıcı entegre eden çift modlu yeni bir APKWS versiyonu tanıttı. Bu yeni sistem, ilk lazer işaretlemesinin ardından hedefe otonom yönlenebiliyor. “Yarı ateşle-unut” kabiliyeti sayesinde pilot üzerindeki yük azalırken, sürü saldırılarında daha hızlı ve ardışık angajmanlar mümkün hale geliyor. Çift modlu versiyonun geliştirme sürecinin 2026 sonunda tamamlanması planlanıyor.
Kara ve deniz konuşlu sistemlerle entegrasyon
APKWS II yalnızca hava araçlarına değil, aynı zamanda kara ve deniz konuşlu sistemlere de entegre edildi.
VAMPIRE adı verilen (Vehicle-Agnostic Modular Palletized ISR Rocket Equipment) sistem, Ukrayna’ya teslim edilen varyantlardan biridir. EAGLS (Electronic Advanced Ground Launcher System) adlı sistem ise ABD Donanması tarafından 2024’te Orta Doğu’daki karşı-İHA operasyonları için satın alındı.

Her iki sistemde de radar ve EO/IR sensörler ile düşük maliyetli hava tehditlerini otomatik olarak algılayıp imha eden lançerler yer alıyor. 2023 yılında, APKWS yüklü VAMPIRE sistemlerinin Ukrayna’da M1152 Humvee’lere monte edilerek Rus İHA’larına ve Karadeniz üzerinde bir Kh-59 seyir füzesine karşı kullanıldığı görüntüler kamuoyuna yansıdı.
Daha önce F-16 uçakları benzer bir süreç geçirmişti
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Aralık 2024'te APKWS II roketleriyle donatılmış F-16C uçaklarının fotoğraflarını yayımladı.

Bu uçaklar, LITENING lazer hedefleme podları ve yüksek hızlı anti-radyasyon füze (HARM) hedefleme sistemleriyle birlikte görev yapıyor. Bu konfigürasyon, F-16'ların hava-hava görevlerinde daha esnek ve etkili olmasını sağlıyor.
F-16'ların APKWS II roketleriyle Husi İHA'larını başarıyla etkisiz hale getirdiği operasyonlar, bu sistemin hava-hava görevlerinde de etkinliğini kanıtladı. Bu gelişme, ABD Hava Kuvvetleri'nin gelecekte benzer tehditlere karşı daha düşük maliyetli ve etkili çözümler geliştirmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bu stratejik hamle, ABD'nin bölgedeki hava üstünlüğünü sürdürme ve İHA tehditlerine karşı daha sürdürülebilir savunma yöntemleri geliştirme çabasının bir parçası olarak öne çıkıyor.
Yükleniyor...
















